BÖLÜM 50 / 53
Son söz
Bu kitabın son sayfasında size bırakmak istediğim şey, gerektiğinde dönüp bakabileceğiniz bilgiler kadar, su hakkında daha iyi soru sorma alışkanlığıdır. Bir raporu elinize aldığınızda, bir cihazın önünde durduğunuzda ya da size kesin bir vaat sunulduğunda düşünmeye biraz daha yer açabilmenizi önemsiyorum. Ne aradığınızı, elinizdeki bilginin neyi anlattığını ve hangi sorunun hâlâ yanıt beklediğini fark etmek, bu sayfalardan gündelik hayata taşınmasını istediğim asıl kazanımdır.
Benim için suyu anlamanın başlangıcı, bir yargıya varmadan önce durup bakabilmektir. Hangi sudan söz ediyoruz? Bu suyu kim, nerede, hangi amaçla kullanacak? Elimizdeki sonuç hangi koşulları temsil ediyor? Verilen sözün dayanağı nedir? Kitap boyunca bu soruları farklı başlıklar altında yeniden ele aldık. Buradan sonra da onları yalnız bir sorun çıktığında hatırlanan sorular olmaktan çıkarıp karar verme biçimimizin doğal bir parçası haline getirmemizi isterim.
Bir açıklamayı değerlendirirken sade bir dili tercih ediyorum. Okurun bilmediği bir terimle karşılaşması, sorusunun değersiz olduğu anlamına gelmemeli. Teknik bilgi aktaran kişinin görevi, o terimin arkasındaki ilişkiyi anlaşılır kılmayı da kapsamalı. Birimlerin, sınırların, test koşullarının ve belirsizliklerin açıkça konuşulmasını bu nedenle önemsiyorum. Anlaşılmayan bir cümleyi yeniden sormayı, bir iddianın kaynağını istemeyi veya bir karşılaştırmanın koşullarını öğrenmeyi doğal bir hak olarak görüyorum.
Bu kitapta kurmaya çalıştığım dilin bir başka dayanağı da ölçülü olmaktı. “Bilmiyoruz”, “bu koşulda geçerli” veya “bunu ayrıca doğrulamak gerekiyor” diyebilmeyi bilgiye duyulan saygının bir parçası sayıyorum. Bir boşluğu kesin bir cümleyle kapatmak kolaydır. Ben, o boşluğun nerede kaldığını okurun görebildiği bir anlatımı daha değerli buluyorum. Yeni bir sonuç ortaya çıktığında önceki düşüncemizi gözden geçirebilmek de aynı açıklığın devamıdır.
Su hakkında konuşurken tercihlerin gerekçesinin görünür olmasını isterim. Bir yöntemin neden seçildiği, hangi ihtiyaca karşılık geldiği ve nasıl izleneceği açıklanabilsin. Satın alma aşamasındaki soruların kurulumdan sonra da karşılığı bulunsun. Bir işi teslim alan kişi, kendisine verilen belgeleri okuyabilsin; bakımın kime ait olduğunu ve hangi durumda destek isteyeceğini öğrenebilsin. Benim gözümde iyi bir teknik anlatım, okurun bu konuşmalara daha hazırlıklı katılmasına yardım etmelidir.
Bu yaklaşım, evinde suyla ilgili bir karar veren okur kadar bir binanın, işletmenin veya ortak hizmetin sorumluluğunu taşıyan okura da sesleniyor. Herkesin görevi aynı olmak zorunda değil. Kimin hangi bilgiyi sağlayacağı, kimin karar vereceği ve kimin uygulamayı takip edeceği açık olsun istiyorum. Bir kaydın tutulmasını, bir ölçümün neden yapıldığının yazılmasını ve bir değişikliğin gerekçesinin açıklanmasını, işin devamını düşünen bir özen olarak görüyorum.
Yanlış bir kararın fark edilmesine de bu özenle yaklaşılmasını isterim. Önce kişiyi susturmaya veya sorunu görünmez kılmaya yönelmeden, ne olduğunu anlayabileceğimiz bir konuşma alanı açalım. Eksik bilgiyi tamamlayalım, yapılan işlemi kaydedelim ve sonucun nasıl değerlendirileceğini baştan konuşalım. Bir düzeltmeyi değerli kılan şeyin, geride kalan soruları da görünür hale getirmesi gerektiğine inanıyorum. Okurun bu anlayışı kendi sorumluluk alanına taşıyabilmesi benim için önemlidir.
Kitabın son bölümlerinde bakışımızı cihazlardan hizmetlere, tek bir kullanım noktasından daha geniş bir çevreye taşıdık. Ben de kapanışta bu genişliği korumak istiyorum. Suyla ilgili bir kararda, hizmeti kullanacak insanları ve o hizmeti sürdürecek kişileri düşünelim. Kararı etkileyecek bilgilerin, açıklamalara ulaşmakta zorlanan kişiler için de anlaşılır biçimde sunulmasını önemseyelim. Bir çözümü değerlendirirken onu gündelik hayatında kullanacak kişinin sorularına yer açalım.
Kaynakları dikkatli kullanma isteğimin yanında, okurun merakını canlı tutmak da bu metnin yönünü belirledi. Herkesin aynı ayrıntıyı öğrenmesini veya aynı teknik işi üstlenmesini beklemiyorum. Kimi okur bir kavramı açıklığa kavuşturmak, kimi bir raporu anlamak, kimi de sorumlu olduğu sistem için daha tutarlı bir kayıt oluşturmak üzere bu kitaba dönebilir. Bu farklı ihtiyaçların her birini ciddiye alıyorum. Kitabın değerini, okurun kendi sorusuyla kurabildiği ilişkide arıyorum.
Bu sayfalara ileride yeniden döndüğünüzde, burada yazılanları da soru sormadan kabul etmenizi istemem. Dayanaklarını inceleyin, güncelliğini araştırın ve yeni kanıtlarla birlikte değerlendirin. Bir açıklamanın eksik kaldığını düşünüyorsanız o eksikliği dile getirin. Bir terimi daha iyi anlatmanın yolunu bulduysanız paylaşın. Bilginin gözden geçirilmesine açık bir kitabın, okuruyla daha dürüst bir ilişki kuracağına inanıyorum.
Benim bu çalışmadan beklentim, su hakkında konuşurken birbirimizi daha iyi anlayabilmemizdir. Korkunun, acele kararın veya alışılmış bir sözün önüne geçip neyi bildiğimizi birlikte tartışabilelim. İyi bir soruyu küçümsemeyelim. Bir yanıtın anlaşılması için gereken zamanı ayıralım. Bir kararın dayanağını açıklamayı, o karardan etkilenecek kişiye duyduğumuz saygının doğal bir parçası kabul edelim.
Kitabın sonuna kadar bu düşünceye eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim. Dilerim elinizde kalan, yalnızca tamamlanmış sayfalar olmaz; suyla ilgili bir konuşmada sormak istediğiniz daha açık bir soru, incelemek istediğiniz bir kaynak veya üzerinde daha dikkatle duracağınız bir karar da olur. Bundan sonraki karşılaşmalarınızda bu merakın ve özenin size eşlik etmesini isterim.
Galip Arduç