BİLGİYE AÇIK ERİŞİM · BAĞIMSIZ DİJİTAL YAYINCILIK
suhijyeniDİJİTAL YAYINLAR
← Kitaba dön%0
Okuma araçları

Okuma ayarları

İçindekiler

BÖLÜM 28 / 53

27 Aktif karbon ve adsorpsiyon

27.1 Adsorpsiyonun temel mantığı

Aktif karbonun başlıca işlevi, bazı çözünmüş bileşiklerin karbon yüzeyiyle etkileşerek sudan ayrılmasını sağlamaktır. Adsorpsiyonda önemli olan yalnız tanenin dış yüzeyi değildir; gözenekli yapı, suyla erişilebilen geniş bir iç yüzey sunar. Böylece kum filtrasyonunda hedeflenen parçacıkların ötesinde bazı çözünmüş organik maddeler için de ayırma olanağı doğar. Ancak karbon, bütün molekülleri aynı istekle tutan bir sünger değildir. Maddenin özellikleri, kullanılan karbon ve suyun diğer bileşenleri birlikte sonucu belirler. Aynı karbonun bir bileşiğe yönelik başarısı, başka bir bileşik için kendiliğinden performans kanıtı oluşturmaz.

Bir bileşiğin su fazından karbon yüzeyine geçmesi, onun kimyasal olarak yok edildiği anlamına gelmez. Ayırma sonucunda yükün bir bölümü katı malzemede birikir. Bu nedenle karbonun kapasitesi ve kullanım sonundaki yönetimi, sürecin başından düşünülmelidir. Karbonun değiştirilmesi, uygun tesiste yeniden etkinleştirilmesi veya uzaklaştırılması farklı işletme seçenekleridir; kullanılan ürün ve tutulmuş maddeler bu kararı etkiler. Bir cihazın uzun süre su geçirmeye devam edebilmesi de adsorpsiyon kapasitesinin aynı kaldığını göstermez. Hidrolik geçiş ile kimyasal tutma, birbirine bağlı olsa da aynı başarı ölçütü değildir.

Adsorpsiyona elverişlilik için bir kimyasalın suda çözünürlüğü ve su ile organik faz arasındaki dağılım eğilimi yol gösterici olabilir. WHO, düşük çözünürlük ve yüksek oktanol–su dağılım katsayısının çoğu durumda karbonla tutulmayı destekleyen özellikler olduğunu açıklar. Bu genel eğilim, tek başına kesin giderim hesabına çevrilmez. Gerçek su bir tek hedef maddeden oluşmaz; doğal organik bileşenler de kapasiteyi etkileyebilir. Bu yüzden bir ürün karşılaştırmasında yalnız karbonun yüzey alanının büyük olması yeterli açıklama değildir. Hedef bileşik için, ilgili su içinde gösterilmiş davranış daha doğrudan bilgi sağlar.

27.2 Karbon türleri ve gözenek yapısı

Aktif karbon, odun, kömür veya hindistan cevizi kabuğu gibi karbon içeren hammaddelerin kontrollü işlemleriyle hazırlanabilir. Etkinleştirme, gözenekli ve geniş yüzeyli bir yapı oluşturur. Hammaddenin adı, ürünün bütün uygulamalardaki davranışını tek başına belirlemez; farklı karbonların farklı kirleticilere ilgisi değişebilir. Bu nedenle belirli bir kökeni bütün sular için üstün ilan etmek bilimsel değerlendirme yerine geçmez. Ürün seçimi, hangi bileşiğin kontrol edileceğini ve hangi su koşullarında kullanılacağını açıklamalıdır. Malzeme özelliği, uygulamanın hedefiyle ilişkilendirildiğinde anlam kazanır; yalnız ticari bir niteleme olarak kaldığında karar vermeyi güçleştirir.

Toz aktif karbon ile granüler aktif karbonun tesis içindeki kullanımı farklıdır. Toz karbon suya verilerek temas ettirilir ve daha sonraki katı ayırma işlemleriyle çamurun bir parçası olarak uzaklaştırılır. Granüler karbon ise çoğu uygulamada suyun içinden geçirildiği sabit bir yatak oluşturur. Seçim; gereksinimin sürekliliği, mevcut arıtma hattı, karbon tüketimi ve atık yönetimiyle birlikte yapılır. Mevsimsel bir soruna yönelik uygulama ile sürekli gelen bir organik yükün yönetimi aynı işletme düzenini gerektirmeyebilir. İki biçim, yalnız aynı maddenin farklı paketlenmesi olarak görülmemelidir.

Gözenek yapısı, karbonun sahip olduğu iç yüzeyin hedef bileşikle nasıl buluştuğunu düşünmeye yardım eder. Fakat gözeneklilik, elekteki açıklık gibi tek bir parçacık sınırı anlamına gelmez; burada yüzeyle kimyasal etkileşim de belirleyicidir. Bir karbon yatağının tanecik boyutu ise akış ve temas düzeninin ayrıca parçasıdır. Bu iki ölçek karıştırıldığında “daha ince karbon her şeyi daha iyi giderir” gibi aşırı genellemeler ortaya çıkabilir. Tasarım, malzemenin özellikleriyle birlikte debi, yatak düzeni ve ilgili sudaki kapasiteyi değerlendirir. Deneyle gösterilmiş hedef performans, bu özelliklerin ortak sonucudur.

27.3 Temas süresi kapasite ve kırılma

Boş yatak temas süresi, karbon yatağının görünür hacminin su debisine bölünmesiyle kurulan nominal bir temas ölçüsüdür. “Boş” sözcüğü, hesapta yatağın bütün hacminin kullanıldığını anlatır; karbon dolu yatağın gözenek suyu hacmini doğrudan ölçtüğümüz anlamına gelmez. Aynı yatak hacminde debi yükseldiğinde bu hesaplanan süre kısalır. Bu ilişki tasarımı okumayı kolaylaştırır, fakat tek başına hangi kirleticinin ne kadar giderileceğini söylemez. Aynı nominal süreye sahip iki sistem, farklı karbon ve farklı ham suyla farklı sonuç verebilir. Uygun temas koşulu hedef maddeye ve doğrulanmış uygulamaya bağlıdır.

Kapasite, karbonun ilgili su koşullarında tutabildiği hedef yükle ilişkilidir. Laboratuvarda tek bir bileşik için elde edilmiş denge verileri yol gösterebilir; doğal organik maddeler içeren gerçek suya aynı kapasitenin aynen aktarılması doğru değildir. WHO, kaynak suyunun ve arka plandaki organik bileşenlerin karbon kapasitesini güçlü biçimde etkileyebildiğini belirtir. Bu nedenle karbon ömrü, yalnız takvimde geçen ay sayısından hesaplanamaz. Gelen derişim, işlenen su miktarı, temas koşulları ve diğer bileşenler birlikte değerlendirilir. Daha uzun temas olanağı ile daha fazla toplam tutma kapasitesi de aynı tasarım özelliği değildir.

Kırılma, hedef bileşiğin çıkışta giderek belirginleşmesiyle izlenen kapasite kaybını anlatır. İrlanda EPA kılavuzu, tek tek adsorberlerin ve birleşik çıkışın örneklenmesini bu ilerlemeyi anlamanın araçları arasında sayar. Yorum, giriş yüküyle birlikte yapılır. Çıkıştaki artışı yalnız takvim yaşına bağlamak yerine debi, besleme değişimi ve yatak durumu araştırılır; müdahale kararı hedef bileşik için belirlenen kontrol koşullarına dayanır.

Giriş suyu karbon yatağından çıkışa ilerler. Temas süresi hacim ve debiyle, kullanım ömrü kapasite ve su bileşimiyle ilişkilendirilir; çıkıştaki hedef maddenin izlenmesi gösterilir.

Şekil 36 Aktif karbonda temas süresi ve yatak ömrü. Aynı yatak ve debi için benzer temas süresi hesaplanabilir; buna karşılık hedef madde, arka plandaki diğer organikler ve karbonun özellikleri kullanım ömrünü değiştirir. Çıkıştaki hedef maddenin izlenmesi bu ayrımı işletme bilgisine dönüştürür. Şema ölçüm eğrisi veya değiştirme takvimi değildir.

Örnek hesap 21 — Aynı yatakta debi ve nominal temas

Bütünüyle varsayımsal hacim/debi hesabı; gerekli temas süresi veya karbon ömrü önerisi değildir.

Görünür yatak hacmi V = 0,20 m3.

İlk debi Q1 = 1,20 m3/saat; ikinci debi Q2 = 2,40 m3/saat.

Yatak hacmi değişmiyor. Nominal hesap, yatak hacminin debiye oranı olarak kuruluyor; gözenek suyu hacmi veya gerçek kalış süresi dağılımı hesaplanmıyor.

İlk debide hacim/debi oranı:

V/Q₁ = 0,20/1,20 saat = 1/6 saat = 10 dakika\text{V/Q₁ = 0,20/1,20 saat = 1/6 saat = 10 dakika}

Debi iki katına çıktığında:

V/Q₂ = 0,20/2,40 saat = 1/12 saat = 5 dakika\text{V/Q₂ = 0,20/2,40 saat = 1/12 saat = 5 dakika}

Aynı hacimde debi iki katına çıktığında nominal temas süresi yarıya iner.

Bu hesap karbon kapasitesini, kırılma zamanını veya giderim yüzdesini vermez. İki süreden hiçbirinin belirli su ve kirletici için yeterli olduğu ileri sürülmez.

Temasın debiyle ve kullanım ömrünün kapasite/su bileşimiyle ilişkisi:. Hacim/debi formülü ve varsayımsal sayılar özgün boyutsal açıklama olarak kullanıldı.

27.4 Klor organikler tat ve koku uygulamaları

Serbest klorun aktif karbonla azalması, yalnız organik maddelerdeki adsorpsiyon modeliyle açıklanmaz. Karbon yüzeyinde gerçekleşen reaksiyon kloru klorüre dönüştürür. Kloramin gibi birleşik klor biçimlerinin davranışı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle klor giderimi için gösterilmiş başarı, başka bir organik kirleticinin aynı sürede aynı ölçüde tutulduğunu kanıtlamaz. Hedeflerin mekanizması ve doğrulaması ayrıdır.

Aktif karbon; belirli tat ve koku bileşikleri, bazı pestisitler, başka organik kirleticiler ve siyanotoksinlerin kontrolünde kullanılabilir. Bu uygulama listesi, bütün bileşikler için aynı kapasiteyi veya aynı çalışma ömrünü bildirmez. Koku sorununun azalması tüketicinin suyu kabul etmesini kolaylaştırabilir; ancak kokusuz bir hedef kirleticinin de giderildiğini göstermez. Aynı nedenle klor tadının kaybolduğu an, karbonun bütün kimyasal görevleri bakımından başarılı olduğunun işareti sayılamaz. Arıtma amacı açık yazıldığında doğrulama da belirginleşir: tat ve koku için ilgili değerlendirme, belirli kirletici için o kirleticinin analizi gerekir.

Merkezî arıtma hattında karbon basamağının konumu, önceki işlemler ve sonraki dezenfeksiyonla birlikte seçilir. Mevcut kum filtresini granüler karbonla doldurmak bazı uygulamalarda mümkün olsa da yatak hacmi, temas olanağı ve yeniden etkinleştirme düzeni bu dönüşümü sınırlar. Ayrı bir adsorber kurmak başka bir seçenektir. Burada fiziksel olarak karbonun tanka sığması yeterli değerlendirme değildir; hedef bileşik için gereken koşulun sürdürülebildiği gösterilmelidir. Önceki parçacık gideriminin yükü, karbonun görevi ve son suyun korunması birbiriyle uyumlu olmalıdır. Her basamağın işlevi bu sıralama içinde tanımlanır.

27.5 İşletme sınırları ve mikrobiyolojik yönetim

Bir karbon ünitesinin kimyasal hedefte başarılı olması, içinden geçen suyu steril hâle getirdiğini göstermez. CDC, bakımı uygun yürütülmeyen su filtrelerinde mikroorganizmaların yaşayabildiğini ve çoğalabildiğini; bazı bütün bina filtrelerinin de klor gibi dezenfeksiyon kimyasallarını uzaklaştırdığını açıklar. Dolayısıyla klorun giderildiği yerden sonraki tesisat ve kullanım koşulları değerlendirme kapsamına girer. Ürüne uygun bakım ve zamanında değiştirme, cihazın görevinden ayrı bir ayrıntı değildir. Bu açıklama, her karbon filtresinin hastalık oluşturduğunu söylemez; kimyasal ayırmayla mikrobiyolojik yönetimin ayrı hedefler olduğunu gösterir.

Geri yıkama ile karbonu yeniden etkinleştirme birbirinin yerine kullanılamaz. Geri yıkama, birikmiş katıların uzaklaştırılmasına hizmet eder; adsorbe olmuş organik yükün kontrollü ısıl işlemle uzaklaştırılması ise farklı bir işlemdir. Bir yatağın geri yıkama sonrasında daha rahat su geçirmesi, önceki adsorpsiyon kapasitesinin bütünüyle geri geldiğini kanıtlamaz. Yeniden etkinleştirmenin uygunluğu kullanılan malzeme ve uygulamayla değerlendirilir; bazı karbonlar kullanım sonunda değiştirilir. Bu ayrım bakım kaydında da görünmelidir. Yapılan işlemin adı ve amacı açık olmazsa, hidrolik iyileşme yanlışlıkla kimyasal performansın yenilenmesi olarak yorumlanabilir.

Kullanılmış karbon, sudan ayrılan maddeleri taşır; değiştirme kararı atığın nasıl yönetileceğinden bağımsız değildir. Yeni malzemenin sisteme alınması da ilgili ünitenin uygun işletme düzeni içinde yürütülür. Karbonun bulunduğu kap, akış düzeni, bakım erişimi ve doğrulama noktaları birlikte düşünülmelidir. Bir tüketici için anlamlı ürün bilgisi, yalnız “aktif karbon içerir” cümlesinden daha fazlasıdır: hangi hedefe yönelik olduğu, bu hedefin hangi koşullarda doğrulandığı ve bakımın nasıl sürdürüleceği açıklanmalıdır. 28. bölüm ve sonraki ayırma bölümlerinde de aynı temel soru korunur; teknoloji adı, tanımlanmış performansın ve uygun işletmenin yerine geçmez.

Tablo 76 Karbon ünitesinde ayrı izlenen başarı boyutları

Boyut İlgili bilgi Karıştırılmaması gereken
Hidrolik çalışma Debi, yatak hacmi ve suyun geçiş koşulu Suyun akması bütün kimyasal kapasitenin korunduğunu göstermez.
Adsorpsiyon görevi Hedef bileşik, kaynak suyu ve karbon kapasitesi Koku azalması her hedef analitin giderildiğini kanıtlamaz.
Bakım ve yenileme Yapılan işlemin gerçek amacı ve sonucun kontrolü Geri yıkama, kontrollü yeniden etkinleştirmeyle aynı işlem değildir.
Tedarik bütünlüğü Karbon öncesi ve sonrasındaki kontrol önlemleri Tek malzemenin varlığı bütün güvenlik görevlerini üstlenmez.

Özgün işletme ilişkisi. Belirli bir karbon için kullanım ömrü veya evrensel temas süresi verilmez.