BÖLÜM 20 / 53
19 Biyofilm ve bina içi mikrobiyolojik riskler
19.1 Biyofilmin oluşumu ve yüzeylerle ilişkisi
Su sistemindeki mikroorganizmalar yalnız akıp giden suyun içinde bulunmaz. Boru, depo ve cihaz yüzeylerinde gelişen biyofilm, sistemdeki yaşamın yüzeylerle ilişkili bölümünü oluşturur. Bu nedenle musluktan alınan su örneği ile yüzeydeki biyolojik topluluk aynı şey değildir. Su içinde az sayıda organizma ölçülmesi, bütün yüzeylerin aynı durumda olduğunu kanıtlamaz. Bina içi değerlendirme, suyun anlık bileşimi kadar temas ettiği yüzeyleri ve bu yüzeylerde oluşan koşulları da dikkate alır.
Biyofilm oluşumu, yüzeye tutunabilen mikroorganizmalar ile çevrenin sağladığı büyüme koşulları arasındaki ilişkiye dayanır. Sıcaklık, kullanılabilir besin, suyun hareketi ve dezenfektan koşulları bu ilişkinin parçalarıdır. Tek bir etkeni ölçerek yüzeydeki bütün biyolojik durumu açıklamak güçtür. Aynı binanın farklı kollarında farklı koşullar oluşabileceğinden, giriş suyunun bilgisi bütün uç noktaları otomatik olarak temsil etmez. Bu farklılık, bina sisteminin bir bütün olarak tanınmasını gerektirir.
Biyofilm sözcüğü tek başına belirli bir patojenin adı değildir. Bir yüzey topluluğu çeşitli mikroorganizmalar içerebilir; bunların sağlık açısından önemi aynı olmaz. Bununla birlikte bazı fırsatçı patojenler için elverişli yaşam alanı oluşabilir. Legionella bakımından biyofilm ve bazı serbest yaşayan amiplerle ilişki önem taşır. Dolayısıyla değerlendirme yalnız görünür bir tabakanın bulunup bulunmamasına dayanmaz; hangi organizmanın hangi çevresel koşulda çoğalıp kullanıcıya ulaşabileceği sorgulanır.
Yüzeyle ilişkili bir sorun, yalnız suyun bir kez değiştirilmesiyle bütünüyle açıklanamaz veya giderilmiş sayılamaz. Organizmanın bulunduğu yer ile kullanıcının maruz kaldığı yer arasında sistemsel bir ilişki vardır. Bu nedenle yapılan müdahalenin ardından hangi koşulun düzeldiği ve bunun nasıl doğrulanacağı belirlenir. Ayrıntılı temizlik işlemleri ileride bakım bölümünde ele alınacaktır. Burada temel düşünce, yüzeyleri suyun geçtiği nötr bir arka plan olarak görmemek ve işletme değerlendirmesine katmaktır.
19.2 Su yaşı sıcaklık ve besin etkileri
Su yaşı, suyun sistem içindeki bekleme süresini düşünmeye yardımcı olur. Kullanımın azalması, büyük depolama hacmi veya az kullanılan kollar bu süreyi etkileyebilir. Ancak yalnız geçen zaman, bütün riski açıklayan bağımsız bir sayı değildir. Bekleme boyunca sıcaklığın, dezenfektan koşullarının ve yüzeylerle etkileşimin nasıl değiştiği önemlidir. Bu yüzden aynı süreyi farklı iki binaya uygulayarak eşit mikrobiyolojik durum varsaymak doğru olmaz; su yaşı diğer işletme bilgileriyle birlikte değerlendirilir.
Sıcaklık, bazı mikroorganizmaların çoğalma koşullarını etkiler; binada sıcak ve soğuk su sistemlerinin birbirine yakınlığı ve kullanım biçimi de yerel sıcaklıkları değiştirebilir. Kontrol amacı, yalnız kazan veya giriş noktasındaki değeri bilmekle tamamlanmaz. Uzak ve az kullanılan noktaların durumu ayrıca önem kazanabilir. Buna karşılık sıcak suyla ilgili her müdahale haşlanma tehlikesi ve ilgili tasarım koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Mikrobiyolojik bir hedef, başka bir fiziksel tehlikeden bağımsız ele alınmaz.
Besin bulunabilirliği, sudaki mikroorganizmaların büyümesini etkileyen başka bir koşuldur. İçilebilir görünen su, biyolojik olarak bütünüyle hareketsiz bir ortam değildir. Düşük düzeylerde kullanılabilir maddeler, uygun sıcaklık ve yüzey koşullarıyla birlikte önem kazanabilir. Bu nedenle büyüme olasılığını yalnız suyun tadına veya görünümüne göre değerlendirmek yeterli olmaz. İşletme açısından anlamlı olan, bu etkenlerin zamanla nasıl değiştiğini ve bir arada hangi koşulları oluşturduğunu izlemektir.
CDC’nin içilebilir su sistemleri için Legionella kontrol rehberi; tortu ve biyofilm, sıcaklık, su yaşı ve dezenfektan kalıntısını birlikte ele alır. Rehber, tek bir kontrol önleminin yeterlilik garantisi vermediğini de belirtir. Bu çerçeve, bir binadaki sorun için yalnız tek ölçüm veya cihaz aramayı sınırlar. İzleme noktaları ve müdahale koşulları sistemin yapısına göre belirlenir; burada bütün binalara aktarılacak ortak bir sıcaklık veya süre reçetesi verilmez.
19.3 Legionella ve maruziyet yolları
Legionella, bina içindeki su güvenliğinin neden yalnız içme eylemiyle sınırlanamayacağını gösterir. Hastalıkla ilişkili başlıca maruziyet yolları, organizmayı taşıyan ince su damlacıklarının solunması ve belirli koşullarda suyun solunum yoluna kaçmasıdır. Bu nedenle bir suyun ağızdan alınmasına odaklanan açıklama, duş veya aerosol oluşturan başka sistemlerin önemini eksik bırakabilir. Organizmanın kaynağı, çoğalabildiği çevre ve maruziyetin oluştuğu cihaz birlikte değerlendirilmelidir.
Legionella doğal sularda bulunabilir; bina su sistemlerinde uygun koşullar oluştuğunda çoğalması sağlık açısından daha belirgin önem kazanır. Sıcak ve soğuk su düzenleri, depolama ve uç kullanım noktaları bu açıdan incelenebilir. Biyofilm ve amiplerle ilişkisi, yüzeylerin ve sistem koşullarının değerlendirilmesini güçlendirir. Buradan her binada hastalık bulunduğu sonucu çıkmaz. Risk, yalnız organizmanın çevrede var olmasına değil, çoğalma, yayılma ve duyarlı kişinin maruz kalmasına bağlıdır.
Konak özellikleri hastalığın gelişme olasılığını etkiler. İleri yaş, bazı hastalıklar veya bağışıklık durumuyla ilişkili duyarlılıklar, bina kullanıcılarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Bu nedenle aynı tesisat düzeni, farklı kullanıcı toplulukları için aynı yönetim önceliğine sahip olmayabilir. Özellikle sağlık hizmeti verilen ortamlarda suyun kullanım amacı ayrıca önemlidir. Bu kitapta verilen çevresel bilgiler, kişisel hastalık tanısı veya tedavi kararı yerine geçmez; bina yönetiminin hangi maruziyetleri tanıması gerektiğini açıklar.
E. coli gibi dışkısal göstergeler, Legionella için uygun doğrudan temsilci değildir. Dışkısal gösterge sonucunun uygun olması, bina içindeki çoğalma koşullarını veya aerosol maruziyetini kendiliğinden açıklamaz. Gerekli görülen Legionella incelemesi, doğru amaç ve yorum planıyla yürütülür. Çevresel bir analiz de tek başına bir kişinin hastalık nedenini belirlemez. Sağlık olayıyla ilişki kurulacaksa çevre bulguları, klinik ve epidemiyolojik bilgilerle yetkili uzmanlar tarafından birlikte değerlendirilir.
19.4 Depo filtre ve tesisat arasındaki etkileşim
7. bölümde tanıtılan depo, borular ve kullanım cihazları, mikrobiyolojik açıdan birbirinden bağımsız kutular değildir. Depoda oluşan koşullar sonraki boru hattını, kullanım düzeni de depodaki suyun yenilenmesini etkileyebilir. Bir noktadaki düzenleme sistemin başka bölümündeki koşulları değiştirebilir. Bu nedenle sorun yalnız son görüldüğü musluğa indirgenmez. Su girişinden maruziyet noktasına kadar olan yol, depolama, sıcaklık ve kullanım örüntüsüyle birlikte değerlendirilir; yerel gözlem bütün sistem bilgisi içinde anlam kazanır.
Bir arıtma veya kullanım cihazı sisteme eklendiğinde dezenfektan kalıntısı üzerindeki etkisi de düşünülmelidir. CDC; karbon filtreleri, yumuşatıcıları, UV cihazlarını ve ısıtıcıları bu açıdan incelenmesi gereken bileşenler arasında sayar. Cihazın belirli bir amaç için yararlı olması, sonrasındaki mikrobiyolojik koşulların otomatik olarak güvenceye alındığı anlamına gelmez. Değerlendirme, cihazın göreviyle birlikte aşağı akıştaki suyun bekleme, sıcaklık ve bakım koşullarını kapsar.
Depolama, kullanımla uyumlu olduğunda su temininin bir parçasıdır; buna karşılık suyun uzun süre kalması ve uygun olmayan sıcaklık koşulları değerlendirilmesi gereken etkiler doğurabilir. Binanın doluluk oranı veya kullanım saatleri değiştiğinde önceki işletme varsayımları geçerliliğini yitirebilir. Bu yüzden sistemin yalnız fiziksel büyüklüğü değil, gerçekten nasıl kullanıldığı da kaydedilir. Aynı donanımın farklı kullanım dönemlerinde farklı su yenilenme koşulları üretmesi, bakım ve izleme planının gözden geçirilmesini gerektirebilir.
Bir uç noktada uygun sonuç elde edilmesi, depo ve diğer kolların da aynı biçimde düzeldiği anlamına gelmez. Benzer şekilde belirli bir cihazın değiştirilmesi, sorunun kaynağının o cihaz olduğunun kanıtı sayılmaz. İnceleme, müdahale ile gözlenen değişimin ilişkisini değerlendirmelidir. Bina içi su güvenliği, parça değişimlerinin toplamından daha geniş bir işletme konusudur; tasarım, kullanım, bakım ve doğrulama birlikte yürütüldüğünde nedenlerin kalıcı biçimde anlaşılması mümkün olur.
19.5 Bina su yönetiminin kontrol noktaları
CDC’nin su yönetim programı yaklaşımı, sorumluları belirlemek ve bina sistemini tanımlamakla başlar; tehlikeli koşullar, kontrol noktaları, izleme, uygunsuzlukta müdahale ve programın etkililiği birbiriyle ilişkilendirilir. Kayıt ve iletişim de bu düzenin parçasıdır. Programın binaya ve kullanıcılarına göre uyarlanması gerekir. Böyle bir çerçeve, yalnız periyodik test siparişinden daha geniştir: hangi koşul izlendiği, sonuç değişirse kimin ne yapacağı ve yapılan işin nasıl doğrulanacağı önceden açıklanır.
Kontrol noktası seçimi, sistemin gerçekten nasıl çalıştığının bilinmesine dayanır. Su girişinin durumu, depolama, sıcak su çevrimi ve az kullanılan uçlar aynı soruyu cevaplamaz. Her noktada hangi gözlemin anlamlı olduğu belirlenmelidir. Değerin uygun görünmesi kadar değişkenliği ve beklenmeyen sapması da önem taşıyabilir. Bir ölçümün neden yapıldığı açıklanmadığında kayıt listesi büyür, fakat karar yeteneği aynı ölçüde gelişmez; amaç, ölçümü belirli bir kontrol sorusuna bağlamaktır.
Kontrol koşulu sağlanmadığında verilecek tepki, sorunu tanımlayan kayıtla ilişkilendirilir. Bir teknik aksaklığın giderilmesi ile mikrobiyolojik kontrolün geri geldiğinin gösterilmesi aynı adım değildir. Yetkili kişiler, sistemin koşullarına ve ilgili düzenlemelere göre uygun müdahaleyi ve doğrulamayı belirler. Bu kitap sayısal bir bina işletme talimatı sunmaz. Başka bir binada kullanılan sıcaklık, süre veya kimyasal uygulama, değerlendirilmeden aktarılacak genel çözüm olarak görülmemelidir.
Su yönetimi, bina değiştiğinde güncellenir. Yeni kullanım alanı, uzun süre kullanılmayan kat, farklı kullanıcı topluluğu veya cihaz eklenmesi önceki risk değerlendirmesini etkileyebilir. Kayıtların değeri, yalnız geçmiş işlemi kanıtlamak değil, bu değişiklikleri fark etmeyi sağlamaktır. Düzenli değerlendirme sonunda kontrol noktaları ve sorumluluklar açık kalmalıdır. Böylece biyofilm ve Legionella, yalnız olay olduğunda hatırlanan adlar olmaktan çıkar; günlük işletmede izlenen çevresel koşullarla ilişkilendirilir.
| Kontrol alanı | Sorulacak soru | İlişkilendirilecek bilgi |
|---|---|---|
| Giriş ve dağıtım | Su binaya nasıl geliyor, nereye ilerliyor? | Sistem tanımı ve güncel kullanım |
| Depolama ve az kullanılan kollar | Su hangi koşullarda bekliyor? | Kullanım, sıcaklık ve işletme kayıtları |
| Cihazlar ve yüzeyler | Yerel koşullar değişiyor mu? | Bakım, büyüme koşulları ve hedefli ölçümler |
| Sapma sonrası kontrol | Müdahalenin sonucu nasıl gösteriliyor? | Düzeltme kaydı ve uygun doğrulama |
Özgün bina değerlendirme tablosu; yerel su yönetim programının kontrol limitlerini veya bakım talimatlarını belirlemez.